MERT SAYAN – HABER MERKEZİ

Türkiye’nin gıda ihracatında yaşanan önemli bir sorun hem üretici hem de tüketici kesiminde endişelere yol açıyor. İhracat aşamasında birçok gıda ürünü, yüksek kimyasal içerikleri nedeniyle geri gönderilerek imha ediliyor. 

Milli leyleğimiz Çınar, eşine kavuştu Milli leyleğimiz Çınar, eşine kavuştu

Ancak bir kısmı imha edilmeyip iç pazara sunuluyor ya da muadilleri içeride satılıyor. Bu durum hem ekonomiye hem de halk sağlığına ciddi olumsuz etkiler yaratıyor. 

Ancak, asıl dikkat çeken nokta bu ürünlerin yurt dışına ihracından önce muadillerinin genellikle iç pazarda tüketiciyle buluşuyor olması. Gıda güvenliği ve kimyasal kullanımı konusunda yeterli denetim ve testlerin yapılmaması, tüketicinin sağlığını tehdit eden bir boşluk yaratıyor. 

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, ihraç edilen ürünlerin geri gönderilerek bakanlık tarafından imha edilmesine karşı kafalardaki merakı giderdi.

“TÜRKİYE’DE KAYNAKTA TEST İMKÂNI YOK”

Samimi Haber’e konuşan Deniz, gıdalardaki kimyasal kullanımının ülkeden ülkeye farklı kriterlere sahip olduğunu belirtti. Özellikle ABD, Rusya veya diğer ülkelerin pestisitler başta olmak üzere zirai ilaçlar ve kimyasallarla ilgili tolerans seviyelerinin değişiklik gösterdiğini vurguladı. 

Ayrıca, bazı ülkelere bu ürünlerin rahatlıkla gidebildiğini, bazılarınınsa kendi gıda kodeksleri gereği bunu istemediğini ifade ederek; “Türkiye’de gıda üretiminde kaynakta test imkânı yok ya da bu testler yapılmıyor. Bu nedenle sorunlu ürünler sadece ancak yurt dışına çıkışta ve gümrükte fark ediliyor. Bu durum büyük bir eksiklik” şeklinde konuştu.

Deniz, Avrupalı veya Rus tüketicinin tüketmeyeceği bir domatesin, pestisit miktarıyla ilgili ihlal olmasaydı fark edilemeyecek bir durum olduğunu belirtti. Ayrıca, bu ürünün yurt içindeki tüketici tarafından tüketilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını vurguladı. Ancak, iade edilen gıda ürünlerinin yurtdışında dağıtılmadığını, önceki yıllarda imha edildiğini net bir şekilde bildiklerini ifade etti. 

Bunun da bir ekonomik kayıp olarak karşılarına çıktığını altını çizen Deniz, tarım üretiminde, tarımsal ürünlerin ihracat kabiliyetlerinin artırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Türkiye’deki tüketicinin sağlığının korunabilmesi için gıda üretiminde kullanılan kimyasallar ve dış etkenlerin tolerans seviyelerinin en azından kabul edilebilir düzeyde olması gerektiğini vurguladı.

“TARIM BAKANLIĞI BU KONUDA YETERLİ DEĞİL”

Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, tolerans seviyelerine uygun üretimin kaynağında yapılması ve uygulanması gerektiğini vurgulayarak, Tarım Bakanlığı’nın bu konuda yeterli olmadığını ve gerekli çalışmaları yapmadığını belirtti. 

Maliyetlerle ilgili bir durumun da ortaya çıktığını ifade eden Deniz, kimyasal kullanımının ürün verimini bir taraftan artırabileceğini, daha fazla ürün alınmasını sağlayabileceğini söyledi. Ancak bu açıdan bakıldığında geri döndürülemez sağlık problemleri ve kamu sağlık harcamalarıyla karşı karşıya kalındığının altını çizdi. Deniz, 2025 yılında Tarım Bakanlığı’nın bu konuyu birinci gündem olarak kabul etmesi ve buna göre hareket etmesi gerektiğini vurguladı.