MERT SAYAN – HABER MERKEZİ
Ramazan ayı boyunca marketlerde sabitlenen et fiyatlarına rağmen, vatandaşların et bulmakta zorlanması ve bu etlerin toplu olarak belli restoranlara satıldığı iddiaları kamuoyunda yankı uyandırdı.
Piyasada dağıtılan etlerin tüketiciye ulaşıp ulaşmadığı tartışmaları büyürken, çözüm önerileri ve denetim talepleri gündeme geldi.
Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Başkanı Nihat Çelik, kamuoyunda sıkça gündeme gelen marketlerdeki et stoklarıyla ilgili gelen şikayetler üzerine Samimi Haber’e çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Çelik, özellikle Ramazan ayında sabitlenen et fiyatlarından sonra vatandaşın marketlerde et bulamadığı ve sabit fiyatlarda satılan etlerin de toplu olarak et restoranlarına satıldığı iddialarını değerlendirdi.
Çelik, piyasadaki etlerin tüketiciye ulaşması amacıyla marketlere dağıtımı sırasında verilen etlerin şubelere göre kota sistemiyle dağıtıldığını belirtti. Ancak, kesinlikle bir inceleme yapılmasını istediğini ifaden eden Çelik; “Bu etin hangi amaçla kullanıldığını, gerçekten tüccara mı, yoksa tüketiciye mi gittiğini incelemek lazım” dedi.
“İNCELEME ÇOK KOLAY”
Çelik, bu durumun çözümü için pratik bir yöntem önerdi. Tüketicinin ete ulaşamaması sorununun çözümü somut verilerle mümkün olduğunu vurgulayarak; “Onun incelemesi çok kolaydır. Şu anda takdir ederseniz herkes markete giderken 3-5 kalem alışveriş yapıyor. Et alan kişinin kaç kilo et aldığını, eğer tüketici gidiyorsa buradan tespit edebiliriz. Bu, en ufak bir incelemeyle bile kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Çıkış fişleri ile bu mümkün buna bakmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
“ÇIKIŞ FİŞLERİ KAYIT ALTINA ALINMALI”
Çelik, çözüm önerisini daha da detaylandırarak şöyle konuştu:
“Bana göre market çıkış fişlerinin incelenmesi lazım. Hangi markette ne kadar et verildiği, bunun kaydının tutulması gerekiyor. Zaten çıkış fişlerinde kime ne kadar gittiği ortaya çıkacaktır”.
“İTHAL ET NEREYE GİDİYOR?”
İthal edilen etlerin akıbeti ise merak konusu oldu. Raflarda yer bulamayan etlerin kimler tarafından alındığı ve fiyatlara neden yansımadığı soruları yanıt bekliyor. Bu durum hem tüketicilerin hakkını koruma hem de piyasa şeffaflığını sağlama adına yeni adımların atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Çelik, ithal et konusuna da değinerek, şüphelerini şu cümlelerle dile getirdi:
“Bugün ithal et geliyor. Neden getiriliyor? Yükselen fiyatları baskılamak ve alım gücü düşük olan tüketicinin sofrasına et götürmesi için sanırım böyle bir imkân sağlanıyor. Her giden tüketiciye ‘etimiz yok’ deniyor. Raflarda et yok. Peki, bu et rafa indi mi, inmedi mi? Neticede birileri bu eti alıyor ama fiyatlara yansıyan bir şey de yok” diyerek durumun incelenmesi gerektiğini altını çizdi.
“YÜKSEK CEZALAR ÇÖZÜM OLABİLİR”
Çelik, sorunun çözümü için cezai yaptırımların önemine de dikkat çekti. Yüksek cezaların caydırıcılık yaratacağını vurgulayan Çelik; “Eğer bir inceleme yapılırsa ve ceza limitleri biraz yüksek tutulursa hem devletimize hem tüketicimize fayda sağlar. Bu tarz ihtimaller ortadan kalkmış olur ve biz de bunları konuşmamış oluruz” diye konuştu.
Çelik’in marketlerdeki et sorununa dair sunduğu fiş inceleme önerisi ve yüksek ceza talebi, konuya dair tartışmalara yeni bir perspektif getirirken, bu önerilerin uygulanabilirliği merak konusu oldu.